Gazeteciliğe Nefes Kesici Bir Giriş

Sharing is caring!

Nora Ephron, Silkwood, When Harry Met Sally ve Sleepless in Seattle filmleri için yazdığı senaryolarla Oscar’a aday gösterilmiş bir senaristtir. Ephron kariyerine, New York Post ve Esquire’de muhabirlik yaparak başlamıştır. Gazeteciliği seçmesine lisedeki gazetecilik öğretmeni neden olmuştur.

Ephron, lisedeki gazetecilik dersinin ilk gününü hala hatırlıyor. Öğrenciler, hiçbir gazetecilik tecrübeleri olmamasına rağmen, o ilk derse bir gazetecinin ne yaptığı konusunda belirli bir fikirle girmişlerdi: Bir gazeteci olguları toplar ve bildirir. Olguları toplamak için de gazeteciliğin beş N bir K’sını kullanır; ne, ne zaman, nerede, nasıl, niçin ve kim.

Öğrenciler mekanik daktiloların başına geçip oturduğunda, Ephron’un öğretmeni onlara ilk ödevlerini açıklamıştı. Bir gazete haberinin başlığını yazacaklardı. Öğretmen, olguları sıralamıştı: “Beverly Hills Lisesi’nin müdürü Kenneth L. Peters, bugün bir açıklama yaparak, önümüzdeki perşembe günü, okulun tüm öğretim kadrosunun, yeni öğretim yöntemleriyle ilgili bir konferansa katılmak üzere, Sacremonto’ya gideceğini duyurmuştur. Konuşmacılar arasında, Margaret Mead, yüksekokul başkanı Dr. Robert Maynard Hutchins ve Kaliforniya Valisi Edmund ‘Pat’ Brown bulunacaktır.”

Çaylak gazeteciler, daktilolarının başında, kariyerlerinin ilk haber başlığını yazmaya koyulmuşlardı. Ephron, kendisinin ve diğer öğrencilerin çoğunun, olguları farklı bir biçimde düzenleyerek tek bir cümleye sıkıştırdığını söylüyor: “Vali Pat Brown, Margaret Mead ve Robert Maynard Hutchins, perşembe günü Sacremonto’da Beverly Hills Lisesi öğretim kadrosuna birer konuşma yapacaklar… falan filan”

Öğretmen, yazılan başlıkları toplamış ve onlara şöyle bir bakmıştı. Sonra kağıtları elinden bırakmış ve bir an durmuştu.

Sonunda, “Haberin başlığı şu olacaktı.” demişti, “Perşembe günü okul tatil.” “Nefes kesici bir andı.” Diye hatırlıyor Ephron. “O anda, gazeteciliğin sadece olguları sıralamakla değil, olayın anlamını çözmekle ilgili olduğun anladım. Kim, ne, ne zaman ve neredeyi bilmek yetmiyordu: bunların ne demek olduğunu anlamak gerekiyordu.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

shares